Ana Sayfa İletişim
Faydalı Linkler
















Dr. Şahin CEYLANLI

Sosyolog (Aydınlar Ocağı Müdürü)

29.08.2020  

Gençliğe Kurulan Uyuşturucu, Bağımlılık ve Duygusuz Bir Nesil Oluşturma Tuzağı 

                     

Gençlik, zararlı ve bağımlılık yaratan madde ve araçların saldırısı altındadır. Müstehcen yayınların yanı sıra; sigara, alkol ve bunlara benzer maddelere bağımlılık artmakta ve bunlara başlama yaşı da oldukça düşmektedir. Eroin bağımlılığı ve arkasından uyku verici ve sakinleştirici ilaçlara düşkünlüğün geldiği görülmektedir. Bu ve buna benzer maddelerin gençlik kesiminde ve diğer kesimlerde kullanılmasını mazur görmemeliyiz. Bunları, yorgunluk giderici, gerginliği azaltıcı, arkadaşlık ve beraberlik işareti olarak görmek son derece yanlıştır. Çoğu kere bunlar kendini kabul ettirebilme aşamasında da kullanılmaktadır. Gençler genellikle merak ettikleri için uyuşturucu kullanmaya başlamaktadırlar. Bu sebeple, uyuşturucuya karşı özendirici davranışlardan kaçınmak gerekmektedir. Ayrıca, arkadaş ve çevre baskısı ile de gençler uyuşturucu kullanımına yönelebilmekte ve yapılan telkin ve ısrarlara çoğunlukla arkadaş gurubu dışında kalabilirim korkusuyla uyulmaktadır.

        Uyuşturucu madde kullanımının birey üzerinde yapmış olduğu tahribata bakacak olursak; gece uykusu bozuluyor, unutkanlıklar başlıyor, sinirlilik ve tahammülsüzlükler baş gösteriyor, gözlerde kızarıklıklar oluşuyor ve böylece uyuşturucu kullanımı yaşama kalitesini düşürerek onları adeta yaşayan bir ölü haline getiriyor.

        Gençlik üzerine karanlık odaklar tarafından kurulan bir başka tuzak da duygusuz bir nesil oluşturma gayretleridir. Hayatın gerçeklerini bilmeyen, duygusu olmayan, vatanını, bayrağını, dinini, ülkeleri için canlarını çekinmeden veren şehitleri tanımayan oportünist bir gençlik yetiştirmek onların en büyük özlemi olmuş ve kısmen başarı da sağlamışlardır. Bu odakların gönlünde yatan gençlik sadece eğlenen, yiyen, içen bir gençlik. Geçmiş ve gelecek kaygısını düşünmeyen, sorumsuz bir gençlik. Vatanı, bayrağı, milli ve manevi değerleri angarya olarak gören bir gençlik. Müşahedeler gençliğin bu ortama doğru hızla kaydığı yönündedir.

       Gençliğin bu hale düşmesinde toplum kadar anne ve babaların da rolü vardır. Çocuklarına yeteri kadar zaman ayırıp gerekli ilgiyi, sevgiyi ve şefkati göstermeyen anne ve babalar suçludur. Bu konuda aile içi eğitim ön plana çıkıyor. Anne ve babaların çoğu uyuşturucu maddeler ve kurulan tuzaklar hakkında yeteri kadar bilgi sahibi bile değildir. Çocuklara, ebeveynleri tarafından yeterli ilgi gösterilmezse eğer, sorumluluk duygusundan kaçan, bencil ve ne yaptığını bilmeyen bu çocuklar hemen karanlık odakların tuzağına düşüyor. Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi gerekmektedir.

       Alınacak kanuni ve sosyal tedbirler ile bu tür maddelere ve tuzaklara ilgi azaltılabilir. Bunların başında gençliği spor yapmaya yönlendirmek gelmelidir. Karanlık mahfiller hakkında gençliği bilgilendirmek ve yönlendirmek gerekmektedir. Ayrıca, muhtevasında uyuşturucu madde bulunan ilaçların insan bünyesine göre verilmek suretiyle bağımlılık azaltılabilir. Alkol ve uyuşturucu telkini yapan her türlü film, dizi ve reklamlar yasaklanmalı veya ihtisas sahibi kişilerce denetlenmelidir.  Anne ve babalar, çocukları ile kuvvetli sevgi bağı kurmaları, onlara doğru ve yanlışı öğretmeleri, çocuklarını dinleyerek onların sorunlarına yardımcı olmaları, onların uygun bir aile ortamında yetişmelerini sağlamaları en büyük görevleri olmalı.  Ancak bu şekilde sağlıklı nesiller yetiştirilebilir.

  

     

*Yazarımıza görüş ve önerilerinizi sahinceylanli@hotmail.com e-posta adresi aracılığıyla gönderebilirsiniz.

Bookmark and Share Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder Yazdır  

 

 
B&G Copyright © 2020 Tüm hakları saklıdır ve tüm içeriğine ait lisans ve telif hakları T.C yasalarınca korunmaktadır. İzinsiz kopylanması veya yayınlanması yasaktır.Web sitemizde yer alan her türlü yazı, makale şiir vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Sakarya Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.