Ana Sayfa İletişim
Sakarya Hava Durumu

SAKARYA

Faydalı Linkler
















Prof.Dr Ahmet AYAR

25.12.2013  

KÖŞE BAŞLARI VE SAHİPLERİ                        

Dün,  bugün, belki de yarın, gelmiş böyle, gidecek nereye belli değil. Bu ülkenin var olan gerçekleri yine kafa karıştırmaya devam ediyor.  Her olaydan sonra herkes yine düşünmeye başlıyor “gerçek neden ve gerçek amaç ne?” diye. Çünkü bu ülkenin bir var olan gerçekleri ve bir de bir türlü var olduğu hissettirilmeyen gerçekleri var. Evet, toplum olaylarının yönü birileri tarafından belirleniyor ve vatandaşa ondan sonra postalanıyor. Yani köşe başları aynı, köşe başlarında bekleyeler aynı, çöplükler ise “onlar da bildiğimiz gibi”. Yani herkes kendi çöplüğünde hükümranlığa devam ediyor. Sanki de köşe başlarındakiler de çöplükleri gözetliyor. Yani işin özü “aynı tas aynı hamam”.
Bir de bu sokaklarda şamar oğlanları var. Bunlara sokakta yer ve görev verilmemiş. Ya yolcudurlar ya da birilerinin uşağı. Bunlar genellikle sokakta bir suç ilendiğinde hiç sorgulanmadan cezalandırılırlar. Her olaydan sonra ya kesin suçlu ya da suça sebebiyet verenlerdir. Biz bunlara basitçe tarafsız garibanlar da diyebiliriz. Çünkü bunların köşe başlarından haberi yok ya da köşe başlarında bekleyenleri yok.  Çocukluğumda sokaklarda bazı insanlar açıkça kumar oynatırdı. Bir de köşeye yakın olurlardı. Köşeyi bekleyen de bir arkadaşları olurdu. Bunların iki görevi vardı biri köşeye yaklaşan garibanı tespit edip arkadaşını kumar oyununu başlatması için uyarmak, diğeri ise polisi gözetlemek.   Bazen seyrederken ne kadar kolay diye düşündüklerim olurdu. Ama hiçbir zaman kumar oynayacak cesareti kendimde bulamazdım ve bulamadım da. Ama işin diğer ilginç tarafı da kumar oynayan da oynatan da hep aynı kişiler olurdu. Kumar oynatanlar hep kazanırdı, oynayanlar ise kaybetmeye mahkumdu. Burada kumar ekibi içerisinde oynatanın adamları vardı, onlarda müşteri ayartırdı. Gariban kumar kurbanları bunu asla anlayamazdı.  Bir de seyirciler vardı. Ben hep uzaktan seyrederdim. Bazı meraklılar masa başına kadar sokulmaktan çekinmezdi. Bazen heveslenip kumar oynarlardı. Tabii kesin kaybedeceklerini nereden bilsinler. Bazen de öyle olurdu ki ilginç bir şekilde polisin hiç geleceğini beklemeyen garibanlar baskında yakalanır ya karakola götürülürdü ya da tartaklanırdı. Ama işin garip tarafı köşe başındakiler hep orada olurdu ve hiçbir şekilde de deşifre olmazdı. Yıllar geçse de polisler değişse de kumar oynayanlar değişse de köşe başlarındakiler ve kumar oynatanlar hep aynıydı. Günümüzde ne kadar köşe başları sakin gözükse de sistem aynı, sistemde yer alanlar aynı, işin üzücü tarafı sistemin amacı da aynı.
Şimdi o sistem işliyor mu? Bilmiyorum.  Belki de teknoloji gereği artık o köşe başları boşalmıştır. Görünürde kimseler yoktur.  Artık teknoloji çağı olduğu için köşe başlarının kontrolü de kolaylaşmıştır. Görsel kameralar, ses cihazları gibi aksesuarlar işi kolaylaştırıyor. Köşe başındakiler ve kumar oynatanlar da çok daha uzman bir şekilde bu işleri yapıyorlar. Belki de farkında olmadan bizi de kumar masasına oturtmuşlardır. Belki de öncesinde de bizler bu kumar sisteminin içerisindeydik, ama konumumuz belli değildi, şimdide belli değil. Bu nedenle yapılan baskınlarda bizlerin başına nelerin gelebileceğini tahmin etme gibi bir şansımızda yok. Tabii bazen burada kumarın bizlerin üzerine oynanıp oynanmadığını da bilemiyoruz. Çünkü köşe başındakiler kimden yana ya da amaçları ne belli değil.
Ne zaman bu ülkede birilerinin başı sıkışsa hemen suçlu aranmaya başlanıyor. Tabi suçlu başkaları olmak zorunda! Çünkü köşe başları kapılmış. Sistem işlemeye devam ediyor.  Sistemde yer alanlardan biri suçlu olursa sistem işlemez. O zaman suçlu belli, ya seyreden ya da kumar oynayan. Tabii ki suçlu onlar. Ne işin var senin orada, neden o sokaktan geçiyorsun, yok madem geçiyorsun neden kumar oynuyorsun? Bilmek zorunda değilsin. Çünkü bilirsen zaten sistem için çok makbul biri olamazsın. Ya da sistemi deşifre ettiğin için tehlikeli birisi oluverirsin.     

İşin özü köşeler bizde çok önemli; “köşe dönmece”, “köşe kapmaca” ve “dört köşe olma”  gibi kavramlar da bunu açıklıyor. Bunlar hep iyi de bir de köşelerden haberi olmayanlar var. Köşeyi döndüğünde şok olanlar var. Bunlar da dünyadan haberi olmayanlar. Zaten bu toplumda da ne geliyorsa bunların başına geliyor. Çünkü köşe başındakiler için bunların hiçbir anlamı yok, bunlar ne kumar oynatıyor, ne de kumar oynatanları kovalıyor. Çöplükle falan da işleri yok. Çünkü çöplüğe uğramıyorlar.  Ama bazen işe de yarıyorlar. Sokakta bir sorun olunca suçlanacak birisi lazım. Neden mi? Bu sistem içerisinde kendilerine yer bulamadıkları için. Tamam! Köşe başları önemli, parasını veren kullansın ama sadece parayla köşe başını kapmak bu insanlara sonsuz hak verir mi?  Bu köşe başlarındakilere de ara sıra ne yaptın, neden yaptın diye sormak gerekmez mi?  Ben bugüne kadar köşe başında hiç bulunmadım, bulunanların da tam olarak kime ve neye hizmet ettiklerini anlamadım.  Ben ne kumar oynadım, ne de kumar oynattım, o zaman benim bu sokakta yerim yok mu?   

  

Bookmark and Share Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder Yazdır  

 

     

*Yazarımıza görüş ve önerilerinizi aayar@sakarya.edu.tr eposta adresi aracılığıyla gönderebilirsiniz.
 
POOLSOFT BİLİŞİM HİZMETLERİ Tüm hakları saklıdır ve tüm içeriğine ait lisans ve telif hakları T.C yasalarınca korunmaktadır. İzinsiz kopylanması veya yayınlanması yasaktır.